Personel Kişilik Envanter Testleri ve Mülakat uygulamaları

PLUSECON H.R. & security Consulting tarafından personel kaynaklı riskler yaşama ihtimali olan kurumların personellere profesyonel düzeyde kişilik envanteri testleri ve mülakat uygulamaları gerçekleştirilmektedir.

 

Bilindiği gibi yapılan iş ve bulunulan sektör gereği bir çok kurum kendi personelinden kaynaklanan, bazen can ve genelde mal güvenliğini etkileyen, ticari ve imaj kayıplarına sebep olan riskler yaşamaktadır. Bu sektörler ve ilgili riskler aşağıda sıralandığı gibidir.

 

  • Bankacılık sektöründe personel ve yöneticilerden kaynaklanan kayıplar

  • Tüm kar amaçlı kurumlarda personel ve yöneticilerden kaynaklanan kayıplar

  • Taşımacılık ve lojistik sektörnde personelden (araç sürücüleri) kaynaklanan ve genelde öfke kontrolü ve sosyal davranış bozuklukları sebebi ile ortaya çıkan riskler

  • Perakendecilik sektöründe personelden kaynaklananhırsızlıklar

  • Kurumları ve VIP’leri hedef alan Terör riskleri

  • Kurumsal imajı zedeleyecek personel ve yönetici kaynaklı risk unsurları

  • Kurumları kanuni yaptırımlara maruz bırakabilecek personel kaynaklı riskler

  • Bilgi güvenliğini tehdit eden personel kaynaklı riskler

  • Kurumlarda grup çalışması ortamlarını olumsuz etkileme riski

  • Personel kaynaklı (müşteri kaybı, kurumsal imajın zedelenmesi, vs gibi) oluşan riskler

  • Hizmet sektöründe personel kaynaklı oluşan imaj kaybı ve onun etkilediği ticari kayıp riskleri

 

Bu sektörlerden en önemlilerinden biri zırhlı araçla kıymet naklini içeren ve genelde uluslararası adı ile CIT ''Cash in Transit'' denilen hizmet koludur. CIT uygulamaları ülkemizde ağırlıklı olarak bankaların kıymet nakli uygulamalarını da kullanılmaktadır. bu hizmet bir çok kurum tarafından kendi bünyesinde oluşturulan birimlerce sağlanabildiği gibi, bir çok kurum ise hizmeti diğer yüklenici firmalara taşere etmektedir.

 

bu sektörde çalışan firmalar genellikle teknik anlamda ellerinden gelen her özveriyi yerine getirmeye çalışmaktadırlar. kıymet naklinin dış saldırılara karşı emniyetli olabilmesi için ileri teknoloji sistemlerle donatılmış, uydulardan takip ve müdahale imkanı bulunan zırhlı araçlar kullanılmaktadır. efektif uygulama prosedürleri geliştirilmektedir.

 

Yukarıda belirtilen her türlü çabaya rağmen özellikle ülkemizde en az önem verilen unsur işin personel boyutudur. milyonlarca dolar nakletme görevi verilen personele ''Asgari ücretten biraz hallice'' maaşlar verilmektedir. az maliyetle ucuz ve tecrübesiz elemanlar seçilmektedir. işin İK boyutunda bile personel seçim aşamaları çok detaya inerek yapılmamaktadır.

 

 Bütün bu sebeplerden kaynaklanan ve ülkemizde yaşadığımız sayısız örnekler verebiliriz. Sadece son birkaç yıl içerisinde kıymet nakli yapan araçların, aracın kendi personeli tarafından soyulması ile ilgili sayısız örnek yaşanmıştır. bunun sebepleri aşağıdaki gibi sıralanabilir.

Personel ücretlerinin yetersiz olması

Personelin aidiyet duygusunun ölçülmemesi ve arttırılmaması

Konu ile ilgili hukuki ceza maddelerinin yetersizliği

İşe alım öncesi kontrollere yeterince önem verilmemesi

 Gelelim Zırhlı Kıymet Nakli uygulamalarını bekleyen diğer ve daha önemli risk faktörüne. Bu da tahmin edebileceğiniz gibi aracın kendi personelinden kaynaklanan kayıplardır. Türkiye son on yıl içerisinde Zırhlı kıymet nakli uygulamaları esnasında meydana gelen kayıpların sadece çok küçük bir bölümü üçüncü şahıslar tarafından gerçekleştirilmiştir ve bu sayı ortalama bir insanın aklında tutabileceği ve gerektiğinde detaylarını açıklayabileceği kadar azdır. Bunun yanı sıra personelin kendisine emanet edilen kıymeti alıp kaçması ile ilgili sayısız örnek bulunmaktadır. Ayrıca bu istatistiklere personelin yükleme yaptığı ATM cihazlarını yükleme anı ya da sonrasında boşaltması

gibi sıkça görülen bir diğer risk unsuru daha bulunmaktadır. Bu tür kayıplar en sık görülenlerden olmakla beraber kurum tercihleri gereğince ‘’kol kırılır yen içerisinde kalır’’ misali genelde gizli tutulmakta ve basına yansıtılmamaktadır.

 

Ülkemizdeki mevcut kanun boşlukları da personelden kaynaklanan kayıplara sebebiyet veren en önemli etmenlerdendir. Özelikle burada ‘’hırsızlık’’ kelimesi kullanılmamaktadır, çünkü mevcut kanunlar uyarınca bir personelin şoförlüğünü yaptığı ya da güvenliğini sağladığı araçtaki kıymeti alıp kaçması doğrudan hırsızlık eylemi ile ilintilendirilememektedir. Bunun sebebi kaybolan kıymetin hal-i hazırda kurum tarafından o kişinin eline ve sorumluluğuna teslim edilmesidir, bu da eylemin kişinin kendisine ait olmayan bir unsuru izinsiz alması, bir diğer deyişle çalması değil ancak güveni kötüye kullanması, ya da emniyeti suiistimal gibi görülebilesi sonucunu getirmektedir. Konunun hırsızlık ya da gasp gibi görülebilmesi, söz gelimi, güvenlik elemanının silah ya da zor kullanarak ve diğer arkadaşını bu şekilde etkisiz hale getirerek kıymeti alması ile mümkündür.

Ülkemizde son zamanlarda meydana gelen iki önemli olaydan birisi bu şekildedir. Bir zırhlı aracın güvenlik görevlisi silah zoru ile şoför arkadaşını aracın kasasına kilitlemiş ve kıymeti alarak kayıplara karışmıştır.

Nisan 2013 yılındaki bir olayda bir yüklenici firmaya bağlı çalışan araç şoförü, aracın güvenlik görevlisini bir marketten bir şeyler alması için indirdikten sonra aracı içindeki 7 milyon Euro'yu alarak kaçmıştır. bu olayda en fazla dikkat çeken hata araç personelinin sadece 15 gün önce ve doğru dürüst  bir İK çalışması yapılmadan işe başlatılmış olmasıdır. olay sonrası yapılan incelemede bu şahsın emniyette çok sayıda sabıka kaydı olduğu ve sahte belgelerle işe baş vurmuş olmasıdır.

Tahmin edeceğiniz üzere iç kayıpların azaltılması için kurumlarda sağlanması gereken en önemli nitelik kurumsal aidiyet duygusunun geliştirilmesi ve personele kurumsal kimlik kazandırıp koruduğu unsuru kendi malı gibi sahiplenmesini sağlamaktır. Ülkemiz güvenlik sektöründeki mevcut ortalama gelir ve eğitim seviyeleri ve gün geçtikçe artan taşeronlaşma göz önüne alındığında bunun ne derece mümkün olduğu ya da olmadığı anlaşılacaktır. Yanına milyonlar değerinde TL, döviz ya da kıymetli maden verdiğimiz, beline ve eline silahını verip güzelce zırhladığımız araca yerleştirdiğimiz, cebine doğru dürüst bir para koymadığımız, sorunlarını ve borçlarını takip etmediğimiz personelimizden ne kadar aidiyet ve bağlılık bekleyebiliriz. Bunun amiyane tabiri ile kediden ağzına verdiğimiz ciğeri bir başka yere taşımasını istememizle pek de farkı yoktur. Her şeye rağmen, ülkemizdeki personel hırsızlıklarının diğer ülkelere göre daha az olması ise belli bir sosyal kültür ve kanuni olmaktan çok ahlaki yaptırımlar sebebiyledir.

 

Personelden kaynaklanan riskler tabi ki sadece zırhlı kıymet nakli sektöründe değildir. bu durumdan en fazla etkilenen sektörlerden birisi de perakendecilik sektörüdür ve uluslararası istatistiklere göre bu tür işletmelerde oluşan ticari kayıpların yaklaşık %60'lık bölümünün personel kaynaklı olduğu saptanmıştır.

 

Terör ile ilgili risklerde de personelden kaynaklı sayısız önlemler yaşanmıştır.

 

 Bunun ülkemizle ilgili verilebilecek en önemli örneği Özdemir Sabancı suikastıdır. hatırlanacağı üzere 1995 yılında Özdemir sabancı ve iki ayrı holding çalışanı içeriye sızan DHKP-C militanları tarafından Sabancı Plaza'da suikaste uğramıştır. bu eylemin gerçekleşmesindeki en önemli unsur binanın VIP katında kat görevlisi olarak çalışan bir bayanın örgüt üyelerini kendi Access kartı yardımı ile VIP katına almış olmasıdır.

Daha önceki dönemlerde kamuoyunda ''İnci Baba'' olarak bilinen şahsın kendi koruması tarafından kasığından vurularak öldürülmesi olayı yaşanmıştır.

 Hindistan'da İndra Gandhi kendi Sih korumaları tarafından öldürülmüştür.

 Bankacılık sektöründe bir çok kez özellikle de şube yöneticilerinden kaynaklanan zimmete para geçirme gibi sayısız olay yaşanmıştır.

 Doğru personel seçilmemesi ve uygunsuz müşteri ilişkileri nedeni ile bir çok kurum büyük imaj kaybına uğramış ve buna bağlı olan ticari kayıplar yaşamışlardır.

Personelin aidiyet eksikliği sonucunda bir çok kurumda izinsiz dinleme ve kamuoyundaki adı ile ‘’Telekulak’’ riskleri vuku bulmuştur.

 

Bir çok kişi ve kurum personelin özel hayat, kurumsal gizli bilği, kurum müşterilerinin gizli bilgileri vs. gibi konuların aidiyet duygusu eksik, extra kazanç peşinde olan  ya da küskün personeller tarafından alenileştirilmesi, basınla paylaşılması, sosyal medyaya yansıması gibi olaylar yaşamıştır.

 

Görüleceği üzere meydana gelen olayların büyük bir çoğunluğu bu şekilde gerçekleşmektedir. bilinmesi gereken odur ki ülkemizdeki iş ortamları her ne kadar profesyonel olsa ve belli bir hiyerarşiye bağlı olsa da, ulusal özelliklerimiz nedeni ile pek de pragmatik olmadığımız söylenebilir. nedense belli bir süre muhatap olduğumuz kişiler ile ilgili belli bir güven oluşturma eğilimindeyizdir. bu durumlar yakınımızdaki veya kadromuzdaki kişilere belli bir süre sonra kayıtsız şartsız güvenmemiz sonucunu getirir.

 

Yukarıdaki satırlarda bahsedildiği üzere işyerlerindeki personel kontrolü işverenlerin en önemli gereksinimlerinden birisidir. İK kapsamında işe alım çalışması öncesinde gerçekleştirilen önlemler genelde ''Savcılıktan iyi hal raporu'' getirilmesinin istenmesi ile sınırlıdır. daha önceki örneklerde görüleceği üzere bu tür yaklaşımlar personelin gerçek niyet ve kişiliğinin ölçülmesinde yeterli olmamaktadır. Bunun yanı sıra daha önceki sicili tertemiz olan bir personelin, ailevi durum, hastalık, terör örgütlerinin kadro geliştirme çabaları, kumara bulaşma, maaşların azlığı vs. gibi birçok sebepten ötürü kişilik ve amaç değişimi yaşamayacağı garanti edilemez.

 

PLUSECON H.R. &  Security consulting özellikle ticari kayıpların sıkça yaşanma ihtimali olan ve bünyesinde VIP barındırması sebebi ile VIP suikasti ihtimali bulunan kurumların ve yukarıda bahsedilen tüm risk faktörlerini yaşama ve bundan zarar görme ihtimeli bulunan işletmelerin çalışanları için etkili bir personel kişilik testi ve mülakat uygulaması çalışmaları gerçekleştirmektedir. çalışmalarımız 20 yıldan fazla sektör tecrübesi olan Güvenlik danışmanlarımız ve aynı zamanda güvenlik sektöründe tecrübesi bulunan Psikologlarımız tarafından gerçekleştirilmektedir. tek-tek ya da gruplara uygulanan psikoanalitik testlerden sonra her bir personel ile şahsi mülakatlar yapılmakta ve mülakat sonuçları kişilik testi sonuçları ile birleştirilmek sureti ile kurum yönetimleri için detaylı raporlar hazırlanmaktadır. kurumumuz tarafından sağlanan ve yukarıda açıklanan hizmetin kurumlara getirileri aşağıda sıralandığı şekildedir.

 

  • Personel kişilik analizi vasıtası ile kurumsal ticari kayıplara sebep olabilme ihtimali olan personelin önceden, hatta işe alım öncesinde tespit edilmesi ve kayıpların önlenmesi.

  • Kurum imajını zedeleyebilecek karakter ve kişilik yapılanmasına sahip personellerin ayırt edilebilmesi veya öngörülebilmesi.

  • Agresiflik derecesi yüksek personellerin belirlenebilmesi ve bu kişilik yapılanmasından doğabilecek her türlü zararın önceden önüne geçilebilmesi.

  • Personel kişilik analizlari testleri ve mülakat sonuçları uyarınca personel hakkında bir kişilik ve beceri analiz haritası çıkarılması ve bu sayede uygun pozisyonlara uygun adayların yerleştirilmelerinin sağlanması.

  • Üst veya orta düzey yöneticilik pozisyonları için düşünülen adayların kişilik yapılanması, yöneticilik ve liderlik özelliklerinin tespitinin sağlanması

  • Özelikle VIP'lere yakın çalışan kişilerin siyasi ve ideolojik kişilik yapılanmalarının tespiti vasıtası ile olası terör eylemlerinin önüne geçilebilmesi,

  • Yüksel profil sergileyen ve taşıdığı imaj dolayısı ile teröre hedef seçilmesi risk analizince muhtemel kurumlarda çalışan kişilerin siyasi ve ideolojik kişilik yapılanmalarının tespiti vasıtası ile olası terör eylemlerinin önüne geçilebilmesi,

  • Kişilik yapılanmasının tespiti sayesinde grup çalışmasına yatkın olmayan ya da aidiyet duygusu düşük personellerin tespit edilmesi.

  • İnisiyatif kullanma ve stress altında çalışma gereksinimlerine uygun personellerin tespit edilebilmesi.

  • Kurumsal bilgi ketumiyetine aykırı davranma ihtimali bulunan kişilerin belirlenebilmesi

  • vs.

 Aşağıda uygulanan kişilik testlerimizin tanıtımları bulunmaktadır.

 

 SCID 2 (Structured Clinical Interview for DSN 4 Disorders) Kişilik Testi

 

 Ergenlik dönemi sonrası bireylere uygulanan, kişilik yapılanmasını DSM tanılarına göre

çapalayan ve alt testlerden oluşan bir kağıt-kalem testidir. 112 sorudan oluşur. Grup olarak uygulanabilir. Uygulanması yaklaşık 30-45 dk. sürer. Yorumlaması ve raporlaması da yaklaşık 45 dk ile 1 saat 15 dk arasında zaman almaktadır. Herhangi bir kişilik bozukluğu yakalanması durumunda bireysel değerlendirme yapılabilir. Uzman kişilerin gözlemi altında doldurulması gereklidir.

 

 MMPI (Minnesotta Multiphasic Personality Inventory) Çok Yönlü Kişilik Envanteri

 

 16 yaşından büyük bireylere uygulanan, bireyin kişisel ve toplumsal uyumunu objektif olarak değerlendirmeyi amaçlayan bir testtir. “Doğru”, “yanlış” ve “bilmiyorum” şeklinde cevaplandırılan 550 madde (kitap formunda 16 soru tekrarlanmaktadır ve böylece 566 maddedir) ve 4′ü geçerlilik olmak üzere toplam 14 alt testten oluşmaktadır. Bireysel bir test olmakla birlikte, kağıt-kalem testi olduğu için son zamanlarda online ve grup uygulamaları da başlamıştır. Çok maddeli olduğu için uygulanması ve raporlaması vakit almaktadır. Bu sebeple kalabalık gruplarda fazla tercih edilmemektedir.

 

Rorschach Psikanalitik Kişilik Envanteri

 

 Evrensel, kültürden arındırılmış bir kişilik değerlendirme testi olan Rorschach, mürekkep lekelerinden oluşan 10 adet karttan oluşur. 3 yaşından itibaren tüm bireylere uygulanabilir. Testten ziyade bir metot olan Rorschach veri toplamanın çok boyutluluğunu açıklarken, kişilerin sadece nasıl yanıtlar verdiğine değil, neden ve nasıl o yanıtları verdiklerine aynı derecede önem verir. Geçerliliği ve hassasiyeti sayesinde bir kişide gizli kalmış, gözlem esnasında ortaya konamayan süreçlerin, ön görüşmede fark edilemeyen patolojik bir işaretin varlığını göstermeyi hedefler. Psikanalitik bir test olduğu için bireysel uygulanır. Uygulaması yaklaşık 1 saat, yorumlaması ve raporlaması da yaklaşık 2 saat zaman almaktadır. Uzman ve eğitim almış personel tarafından uygulanması gereklidir.

 

 Hacettepe Kişilik Envanteri:

 Hacettepe Kişilik Envanteri 8 alt testten oluşan ve yetişkin bireylere uygulanan bir kağıt-kalem ölçeğidir. Kişisel, toplumsal ve genel uyum düzeyi ile kişilik yapılanmasını ölçen bir testtir. Psikometrik bir test olmasından dolayı istatistiksel raporlamaya uygundur. Grup uygulamalarına uygundur. Uygulanması yaklaşık 40 dakika, yorumlaması ve raporlaması da 1 yaklaşık 1 saat sürmektedir.

 

 SCL 90 

Bireyde var olabilecek psikolojik semptomları ve bu semptomların düzeyini belirlemek için kullanılan bir ölçme aracıdır. 9 alt test ve 1 tane de ek skala olarak adlandırılan toplam 10 adet alt testte yer alan 90 maddeden oluşmaktadır. Grup olarak uygulanabilir. Genellikle yardımcı ölçek olarak başka testlere eşlik eder. Tek başına kullanımı yaygın değildir. 

 

 Yukarıda belirtilen kişik testleri ve mülakat hizmetleri sonrasında, ve kurumların arzu etmesi durumunda, kurum personellerine detaylı eğitimler de düzenlenebilmektedir. Profesyonel eğitim kadromuz tarafından gerçekleştirilebilecek bu eğitim programları ve ek hizmetler aşağıda belirtildiği gibidir.

 

             Eğitim programları

 

Kayıp Önleme Eğitimi

            Etkili İletişim ve beden dili eğitimi

            Müşteri ilişkileri eğitimi

            Empati

            Öfke kontrolü eğitimi

            Baskı altında hareket eğitimi

            Liderlik eğitimi

 

             Ek hizmetler

 

            Debugging (elektronik dinleme cihazı arama/Böcek arama) çalışmaları

            Simülasyon çalışmaları

            Grup mülakatları

            Araç izleme uygulamaları

            Gizli müşteri denetimleri

 

Kurumumuz tarafından uygulanan Kişilik testleri ve personel mülakatları ayrıca eğitim programları ve ek hizmetler konularında bilgi almak arzusunda olmanız durumunda kurumumuzla bağlantıya geçmeniz rica olunur.

ufuk.ozbulun@plusecon.com

0554 584 18 44

 

 

 

İNSAN KAYNAKLARI DANIŞMANLIĞI

işe alım süreçlerinde ''Güvenilir kişi'' kavramı

Personel Kişilik Değerlendirme ve profilleme çaşımaları tanıtım metni-indir