İNTERAKTİF X-RAY CİHAZI OPERATÖRLÜĞÜ EĞİTİMİ

1. DERS 4. SAYFA

X-ray Teknolojisi genel tanıtım

PLUSECON

H.R. & Security Consultancy

ilk uçak kaçırma öncesinde hiçbir hava alanında arama kontrol noktası oluşumu bulunmamaktaydı ve eline valizini alan hiç kontrol edilmeden uçağa kadar giderdi.

istatistiki bilgi;

1 Mayıs 1961’de Antulio Ramirez Ortiz, ABD’nin ilk hava korsanlığı suçunu işlemiştir.  ABD vatandaşı olan 35 yaşındaki Kore gazisi Ortiz, Miami’den Florida’ya gitmek için üzerinde bıçak ve silahla binmiş olduğu Convair havayoluna ait 337 numaralı iç hatlar uçuşunda, kendini uçağın ön tuvaletine kilitlemiş, üzerinde uçağı tamamen yok edecek miktarda bomba olduğunu söyleyerek uçağın Küba’nın başkenti Havana’ya indirilmesini istemiştir. Havana’ya inen uçaktan olaysız bir şekilde çıkan Ortiz, Kübalı yetkililere teslim olmuş ve olay sonunda herhangi bir can kaybı ve maddi hasar meydana gelmemiştir. Ortiz’in gerçekleştirmiş olduğu bu uçak korsanlığı olayından sonra, ABD Kongresi 1958 yılında yürürlüğe giren Federal Havacılık Yasasını 5 Eylül 1961 tarihinde değiştirerek hava korsanlığını federal bir suç haline getirmiştir. Ticari uçakları kaçırmak, kanunen suç haline gelmesine rağmen 1961 ve 1968 yılları arasında ortalama olarak yılda bir ticari ABD uçağı kaçırılmıştır. Kaçırılan uçak sayısı 1968 yılında çarpıcı bir şekilde artmış ve bu yıl içinde 18 uçak kaçırma eylemi gerçekleşmiştir. 1969 yılında uçak kaçırma eylemleri daha da artmış ve hava korsanlarının gerçekleştirdiği 40 uçak kaçırma girişiminin 33’ü korsanların uçağın kontrolünü tamamen ele geçirmesiyle sonuçlanmıştır

1960’lı yıllarda dünya yeni bir terör eylem türü ile yüz yüze geldi. Hava yolu taşımacılığının ‘’Soft target/Yumuşak hedef’’ olduğunu fark eden gruplar, uçak kaçırma eylemlerine giriştiler. Bu da, tehdit öngörülerini değiştirdi. burada ''Risk Analizi'' konusundan bahsediyoruz. Güvenlik ve önleme kavramları söz konusu olduğunda ''Risk yoksa, Önlem de yoktur'' mantığı benimsenir. Bir tehdit unsurunun olası risk kabul edilip edilmemesinin ön şartı ise aynı ya da benzer bir olayın daha önce ne sıklıkla yaşandığıdır. 1960'lı yıllar öncesinde uçak kaçırma gibi bir olay hiç meydana gelmediği için, böyle bir risk öngörülmüyor ve karşı önlem alınmıyordu.